Çilekte demir eksikliği;

Genç yapraklarda kloroz ( sararma ).

Yaprak damarlarında renk açılması.

İleri safhada sürgün kuruması.

Bitki ve meyve gelişiminin durması ile kendini belli eder.

Bu belirtilerin mevcut olduğu çilek arazilerinde Dekara 2 – 3 Litre Mikro Aktif® Demmik kullanımı hızlı bir şekilde noksanlık sendromlarını giderir.

Çilekte fotosentez için gerekli olan klorofil pigmentinin artmasını hızlandırarak bitkinin daima yeşil ve sağlıklı olmasını sağlar.

Çilek yapraklarına yeşil rengini tekrardan kazandırır.

Çilekte oluşan gelişimin durması sorununu ortadan kaldırır.

 

 

 

 

İlkbahar Dikimi

Kışları soğuk geçen bölgelerde genellikle Nisan ayında yapılan bir dikimdir. Bu dikimde frigo fideler veya fidelikte Ocak – Şubat aylarında sökülmeyip bekletilen fideler kullanılır. Bu fideler Mayıs ve Haziran aylarında az miktarda çiçek açarak meyve verirler. Bunların esas ürünü 1 yıl sonraki Haziran ayındadır. Bu bitkilerin 1 yıl boyunca su, besin maddesi ihtiyaçları karşılanmalı ve hastalık ve zarlılardan korunmalıdır.

Kış Dikimi

Kışları ılık  geçen yerlerde yapılır. Dekara yaklaşık 8000 adet bitki dikilir. Dikimler fidelikten sökülen yavru bitkilerle yapılır. Akdeniz Bölgesinde kış dikimi için en uygun zaman Ekim 15 – Kasım 15 arasıdır. İlkbaharda açıkta Mart ortasından itibaren ürün alınmaya başlanır. Ayrıca alçak ve yüksek tüneller altında çilek yetiştiriciliği yapılırsa, ,açıkta yetiştiriciliğe göre yaklaşık 15 -30 günlük erkencilik sağlanır.

Kış dikiminde fidelerin tutma yüzdeleri yüksektir. Bitkilerin sulanması önemli sorun yaratmaz. Kış dikiminin ikinci yılında, teknik ve kültürel önlemlerin iyi alınması, hastalık, zararlı ve yabancı otlarla iyi mücadele edilmesi halinde verim yaz dikimi kadar yüksek olabilir. Dikim sıra üzeri ve sıra arası 25 x 30 cm olmak üzere yapılır.

Yaz Dikimi

Frigo bitkilerde yapılır. Bu dikim sisteminde verim kış dikimine göre 2-3 kat daha fazladır. Ancak ürün kış dikimine göre biraz geç kalmaktadır. Akdeniz Bölgesinde yaz dikimi için en uygun zaman Temmuz 15 – Ağustos 15 arasıdır.-20 OC ‘den çıkartılan frigo fideler  bir gece suda bırakılır. Sonra dikim yapılır. Fideler sıra üzeri ve sıra arası 30 x 32 cm olarak dikilir. Yazın sulama büyük problem teşkil eder. Dekara yaklaşık 6200 adet bitki dikilmektedir.

Bütün yaz ve sonbahar aylarında büyümelerine devam eden bitkiler giderek kuvvetlenmekte ve kışa 5-10 gövdeli olarak girmektedirler. Böyle bitkiler kış soğuklarına karşı dayanıklı olmaktadırlar. Tesis edilen bölgeye göre bu bitkiler Şubat -Mart aylarında bol çiçek açar ve meyve vermeye başlar. Akdeniz kıyı kesiminde ürün Haziran- Temmuz ayına kadar devam eder. Bu dikim sisteminde bir dekarlık alandan ortalama 3-8 ton ürün alınmaktadır.

Akdeniz bölgesinde uzun yıllardan beri yapılan araştırmalar yaz dikim sisteminin bütün öteki sistemlerden üstün olduğunu göstermiştir.

Sonbahar Dikimi

Bu dikim sisteminde fideler, Eylül-Ekim aylarında fidelikten sökülerek asıl yerlerine dikilmektedir. Meyve erken, kalite ve verim düşük olmaktadır. Bu dikim sisteminde yetiştiriciliğin ısıtılan sera veya yüksek tünellerde yapılması gerekir.

Fide Dikimi ve Humik Asit Kullanımı

“Organik veya ekolojik tarımda uygulama alanı bulan ve ‘aktivatör gübre’ olarak kullanılan humik asit, toprakta mineral dengesinin oluşmasını sağlamakta, verim, verim unsurları ve kalite üzerine olumlu etkileri bulunmaktadır (Pilanalı vd., 2001)”.

Humik Asit’in bitkilerde hücre zarı geçirgenliğini, kök hücre büyüklüğünü, fotosentez ve solunum etkinliğini, oksijen ve fosfor alımını artırdığı ispatlanmış dünya genelinde bir çok çalışma vardır.

Mikro Aktif® K-Humik bitkilerin kök ve toprak üstü aksamının gelişimini ve çiçeklenmeyi arttırarak, toprak suyu ve havasından daha iyi yararlanmasını ve dengeli beslenmesini sağlayarak bitki verimi ve kalitesini çok yüksek düzeyde arttırır.Ürünün raf ömrünü uzatır.

Çilek fideleri dikilmeden önce 100 LT Suya 2 LT. Mikro Aktif® K-Humik karıştırılarak hazırlanana çözeltiye çilek fideleri bandırılarak toprağa ekimi gerçekleştirilir.

Fide dikiminin ardından yaprak ve tepe oluşumu , çiçeklenme dönemi ve meyve oluşumunu dönemlerinde yapılacak sulamalarda damla sulama ile Dekara / 2 Litre. Mikro Aktif® K-Humik uygulaması yapılmalıdır.

Fideler serin ve nemli havalarda dikilmelidir. Fide açılan çukurlara tam kök boğazı seviyesinde dikilir. Dikimden önce kök (8-10 cm kalacak şekilde ) ,taç tuvaleti (2-3 genç yaprak kalacak şekilde)yapılarak bitkilerin tutma oranı arttırılır. Dikimden sonra cansuyu verilir. Yaz dikiminde bitkiler 15 gün, günde en az 3 defa olmak üzere çok iyi sulanmalıdır.

Yaz dikiminde dikimden 6-8 gün sonra açan çiçekler koparılmalıdır.

Çilek meyvelerinin olgunlaşmasında meyve yüzeyinde yer alan akenlerin önemli etkisi vardır. Akenlerin ürettiği oksinlerin meyve iriliğini arttırdığı bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda akenleri çıkartılmış küçük ve yeşil meyvelerin gelişemediği belirlenmiştir. Bundan dolayı, genel olarak, aken sayısının çokluğu ve meyve yüzeyindeki yerleşim biçimi meyvenin iriliği ve renklenmesi üzerine etkili olur. Bir araştırmada meyve tutumundan 7 gün sonra akenleri tek tek çıkartılmış ve dışarıdan bu meyvelere 1-Naphthylan Acetic Acid (1-NAA), su ve Phenoxyacetic acid (POA) uygulanmıştır.

Deneme sonunda NAA olgunluğu teşvik etmiştir. POA ise meyve olgunluğu üzerine düşük düzeyde etkili olmuştur.
Çilek klimakterik olmayan bir meyvedir. Bu yüzden çilek meyvelerinin olgunluğu klimakterik meyvelerin olgunluk hormonu olarak bilinen etilen den bağımsız olarak gerçekleşir. Çilekte meyve gelişimi üzerine oksinin önemli bir etkisi vardır. Meyve üzerinde yer alan akenler oksinin üretildiği merkezlerdir. Burada üretilen oksinler meyvenin gelişmesini, etlenip sulanmasını ve sonunda olgunlaşmasını sağlar.

Klimakterik özellik göstermeyen meyve oluşumu nedeniyle çilek, hasattan sonra olgunlaşmasını sürdüremez. Hasat esnasında rengini aynen muhafaza eder. Meyve şayet az renklenmişse, hasattan sonrada bu haliyle kalır. Bu yüzden çilek meyveleri ideal iriliğe ve renge ulaştığında toplanmalıdır. Aksi takdirde meyve istenen özellikte olmayacaktır. Çilek meyvelerinin kırmızı renkteki görünümleri çekiciliklerini arttırır. Pazarda iyi renklenmiş bir meyve, daha az renkli meyveye göre daha fazla talep görür. Çilek meyvelerinin %80-90 düzeyindeki renklenme hasad için uygundur. Tam renklenmiş meyvelerde et yumuşaklığı nedeniyle raf ömrünün kısa olacağı unutulmamalıdır. Bu yüzden Hasad renginin iyi belirlenmesi gerekir. Çilek meyvelerindeki renklenme düzeylerine göre olum devreleri; beyaz olum, %50 düzeyinde kırmızı olum, %75 düzeyinde kırmızı olum ve %100 renk olum devreleri olmak üzere sınıflandırılabilir. %75 ile %100 arasındaki renk oluşumu Hasad için idealdir. Meyveler hasattan sonra uzun bir yoldan sonra pazara sunulacaksa daha az renkli ilen toplanabilir. Bu sayede yola daha iyi dayanabilir. Yüzey renklenme oranının artışı meyvenin daha hassas olmasını da beraberinde getirir. Şayet Pazar yakınsa, uzun bir yol kat etmesi gerekmiyorsa %75 ve üzeri renklenmenin oluşması beklenebilir. Çileğin renklenmesi üzerine güneşlenmenin ve sıcaklığın etkisi vardır. Ancak sıcaklığın etkisi güneşlenmeden daha fazladır. Sıcaklığın yüksek olması renklenmenin de daha hızlı oluşmasını sağlar. Çilek henüz %10 düzeyinin altında renk oluşumuna sahip olduğunda, 29 0C lik sıcaklık ile 48 saat içersinde tam rengini alabilir. Sıcaklık derecesindeki düşüş renklenmede düzensizlikler ve gecikmeler ortaya çıkmasına yol açar. Örneğin 18 0C lik bir sıcaklıkta %90 renk oluşumuna ancak 96 saatten sonra ulaşılabilir. 13 0C de ise renklenmenin nerdeyse hiç oluşmadığı yada çok az oluştuğu belirlenmiştir.
Çilek olgunluğunda suda çözünür kuru madde miktarı ve titre edilebilir asitliğinde önemi vardır. Suda çözünebilir kuru madde miktarı en az % 7 olması arzu edilir. Bu değerin yüksek olması daha lezzetli olması anlamına gelir. % 10 düzeyindeki suda çözünür kuru madde miktarına sahip olan meyveler düşük düzeydekilere göre daha lezzetli ve aromalı olur. Titre edilebilir asit düzeyi en fazla %0.8 olması istenir. Daha yüksek titre edilebilir asit demek meyvenin daha asitli olması demektir. Bu ise çilekte pek istenmez. Titre edilebilir asitlik düzeyi ne kadar düşükse meyve lezzeti ve yenebilirliği de o kadar iyi olur.

kaynak : uzumsu.com

Çilek bor noksanlığında bitkide genç yapraklar küçük, uçları ve kenarları kahve renkli ve kurumuş vaziyettedir.

Bazen yaprak ayası açık renkli bir kloroz gösterir. Çiçek az ve solgun olur.

Meyveler küçük ve deforme olmuş durumdadır.

Bu belirtilerin gözüktüğü alanlarda noksanlığın yoğunluğuna bağlı olarak Mikro Aktif® BORETAN uygulaması yapılarak yaprak ve meyveler üzerinde oluşan olumsuz durumun önüne geçilebilmektedir.Mikro Aktif® BORETAN içerisinde etanol amin şelatlı %8 oranında tamamı suda çözünebilir formda Bor elementi bulundurmaktadır.

Tıpkı insanlar gibi, çileklerinde sağlıklı büyümesi için çinko ihtiyacı vardır.

Çinko eksikliği organik madde miktarı düşük kumlu topraklarda sık gözlemlenir.Çinko eksikliğinde çilekte genç yaprakların kenarları boyunca açık yeşil marjlar veya lekeler gözlemlenir.

Yapraklar büyüdükçe bu marj ve lekeler ince bir görüntü alacak ve yapraklar sarıya dönecek aynı zamanda meyvelerin ortalama büyüklüğü normal kalıp, bitki başına meyve sayısı azalacaktır.

Çilekte çinko noksanlığından muzdarip iseniz Mikro Aktif® ZINC içeriğinde barındırdığı tamamı suda çözünebilir formda %8 oranında çinko elementi barındırmaktadır.

Yapraktan 100 Litre suya 200ml. Mikro Aktif® ZINC uygulaması yapılarak bu sorunun önüne geçilebilmektedir.

MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ
  Magnezyum klorofilin bir bileşeni olması nedeniyle fotosentez için önemli bir elementtir.  Enzim, protein, azot ve fosfor metabolizmasında önemli rol oynar.  Bitkinin köklenmesinde ve su alımında etkili olması nedeniyle bitki  gelişimi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Magnezyum uygulaması  çileklerde meyve iriliğinde artışa yol açtığı da bildirilmektedir.  Mobil bir element olması nedeniyle, topraktan alınamadığı durumlarda  yaşlı bölgelerden taze bölgelere taşınır. Bu nedenden dolayı eksikliği  ilk önce yaşlı yapraklarda kendini gösterir. Magnezyum elementi  bitkiler tarafından Mg+2 iyonu formunda alınır.

İlk  belirtiler yaşlı yapraklarda ortaya çıkar. Yaprak kenarlarındaki  dişlerin arasında, yaprak kenarları boyunca bir hat şeklinde damarların  arasında küçük kırmızımsı mor lekeler olarak kendini gösterir. Lekeler  yaprağın ortasına doğru damarlar arasında büyüyerek ilerler. Bir süre  sonra yaprağın tamamı kırmızımsı mor bir renge bürünerek, kavrulmuş  gibi bir görünüm kazanmasına yol açar. Çoğu kere potasyum noksanlığı  ile karıştırılsa da lekelerin başlangıç noktası ve renklerin oluşumu  farklılık gösterir. Yaprağın dip kısmı ve yaprak sapı yeşil ve şişkince  kalır. Diğer kısımlar kavrulmuş bir görünüm kazanır. Magnezyum  noksanlığında, genelde, meyveler normal görünümlerinde olmasına karşın  daha yumuşak etli ve daha açık bir renk ile kendini belli eder.

  Aşırı nemli, kuru ve soğuk  topraklarda magnezyum alımı güçleşir. Ayrıca pH nın  7 den düşük olduğu topraklarda, aşırı amonyum azotu ile gübrelenmiş  topraklarda, potasyumca zengin topraklarda ve aşırı kumlu topraklarda  magnezyum sorunu kendini yapraklarda gösterir. Topraktaki aşırı bor mevcudiyeti de magnezyum alımını güçleştirir.  Tüm  bu nedenlerden dolayı topraktaki besin maddelerinin düzeyi belirlenerek  magnezyum noksanlığına yol açan etmenin bulunması gerekir. Soruna yol  açan topraktaki magnezyumun eksikliği mi yoksa diğer etkenler mi konusu  iyi incelenmelidir.
   Toprakta eksiklik görülen durumlarda (eksikliğin düzeyine  göre)  MikroAktif MAGSO3  verilmesi eksiklik ve belirtilerin giderilmesinde önemli  rol oynayacaktır. Acil müdahale için  yapraktan 100 L  suya 200 ml. MikroAktif MAGSO3 verilebilir. Bu  çok hızlı bir şekilde eksikliği giderip belirtileri ortadan kaldıracaktır.Toprak pH değeri çok düşükse mutlaka yükseltilmelidir. Bunun için  pH ‘nın yükselmesini de  sağlayan gübreler veya yanmış kireç uygulaması yapılmalıdır.

KALSİYUM NOKSANLIĞI
Kalsiyum eksikliği kurak bölge  topraklarında bol bulunur, ancak  yağış alan bölgelerin topraklarında ise az bulunur. Bitkiler tarafından Ca  +2  iyonu formunda alınır. Kalsiyum hücre duvarlarının yapısında önemli bir  yere sahiptir. Bitki tarafından yeteri kadar alındığında hücreler daha  sağlıklı ve daha sert özellik göstermektedir. Bu sebeple kalsiyum  açısından iyi beslenemeyen bitkiler hastalık ve zararlılar açısından  çok hassas hale gelebilmektedir. Kalsiyumun hücreleri sıkıştırıcı bu  özelliği nedeniyle çilek meyvelerinde, hasat sonu dayanımını arttırmak  amacıyla depolamadan hemen önce Mikro Aktif CANITRO ile yapraktan uygulama yapılabilir. Yapraktan yapılacak bu uygulama ile çilek  meyvelerinde sertlik ve suda çözünebilir kuru madde miktarında artışlar  elde edilebilmektedir. Bu şekilde meyvelerin daha uzun bir süre  depolanmalarına olanak sağlanmaktadır. Hücre çekirdeklerinin  şekillenmesinde ve metabolizmada etkili görevleri vardır. Azot ve diğer  bazı katyonların alımında da etkili olur. Özellikle gerekli miktardan  fazla kalsiyum alan bitkiler azot, fosfor ve demiri yeterli düzeyde  alamayabilir.

Topraklarda  çok nadiren kalsiyum eksikliği ortaya çıkar. Daha çok diğer etmenlerin  etkisiyle kalsiyum alımındaki yetersizlikler nedeniyle ortaya çıkar.  Yüksek düzeyde amonyum, potasyum ve içersinde kalsiyum olmayan  magnezyum uygulamaları kalsiyum alımında azalmaya yol açar. Yine  toprakta yüksek düzeyde potasyum, mangan, sodyum, alüminyum ve  magnezyumun varlığı, ayrıca toprak pH ‘ı 7 den düşük olması da mevcut kalsiyumdan yeterli düzeyde yararlanmayı  engeller. Toprağın kumlu ve hafif olması kalsiyum eksikliğine yol  açabilir.Kalsiyum  eksikliğinin belirtileri çok açık bir biçimde kendini gösterir. Henüz  tam olgunlaşmamış yaprakların uç bölgelerinde yanma şeklinde kendini  gösterir. Yaprakların uç bölgesi kıvrık bir hal alır ve kalsiyum  eksikliği giderilemezse bir süre sonra yaprağın tamamı kavrulmuş bir  görünüm kazanır. Yaprakların dip kısımları sararır ve dalgalı bir  görünüme sahip olur. Yaprak damarları arasında ölü bölgeler oluşur.  Bitkinin gelişme noktasında kavrulmalar, büzüşmeler kendini gösterir.  Kalsiyum eksikliği meyvelerde de kendini gösterir. Meyveler küçük ve  cılız olur. Meyve üzerindeki akenler çok yoğun ve sıkı bir formda  bulunur. Meyve yapısı sert ve asitli olur. Bitki kökleri kısa, kalın ve  koyu renkte olur.

Toprak  ve yaprak analiziyle sorunun topraktaki kalsiyum eksikliğinden mi yoksa  mevcut kalsiyumu bitkinin alamamasından mı kaynaklandığı konusu iyi  belirlenmelidir. Sorun toprağın fiziksel şartlarından ileri geliyorsa  bunun için toprak şartları iyileştirilmelidir. Toprakta kalsiyum  eksikliği varsa toprağa Mikro Aktif® CANITRO belirli oranlarda uygulanmalıdır.

 

Diğer  meyve türlerinde olduğu gibi çileklerde de düzenli ve yeterli besin  maddesi alımı tatmin edici ürünün elde edilmesinde en önemli etkendir.

Her besin elementinin kendine göre bir etkinliği mevcut olup  eksikliğinde bir çok sorunla karşılaşılır.

Her ne kadar karıştırılsalar da, besin elementlerinin eksiklikleri  gözle görülebilir bazı belirtilerle kendilerini belli ederler.

Bunu  anlayabilmek için iyi bir gözlem ve deneyime ihtiyaç vardır. Ancak bize  tam olarak sayısal değerler vermediği için bir takım uygulama  eksikliklerine yol açabilir.

Bunun ortadan kaldırılabilmek için  gözlemlerin toprak ve yaprak analizinden elde edilecek verilerle  desteklenmesi gereklidir.

Ancak bu sayede doğru miktarlarda uygulama  yapma imkanı ortaya  çıkar.

Monterey çilek fidesi orta derecede nötr gün çilek fidesi çeşididir.

Albion çilek fidesi ile karşılaştırılacak olduğunda daha fazla çiçeklenmektedir, meyvesi albion ‘a göre daha büyüktür ama daha yumuşaktır ve dik ve büyük bir bitki yapısına sahiptir.

Seçkin bir aroması olan meyvelere sahip çilek fidesi çeşididir.

Asit derecesi düşüktür ayrıca çok tatlı ve iri meyvelere sahip olması Asya ‘lı tüketiciler tarafından beğenilen çeşit olma özelliğini kazandırmıştır.

California çeşitleri arasında ağızda eşsiz bir tat bırakma özelliğinden dolayı ön plana çıkan çeşit olmuştur.

Erkenci olan monterey çilek fidesi çeşidi çok güçlü bir bitki yapısına sahiptir.